*

Güncel Bilim: Bağışıklık

**

Bilim adamları bağışıklık sisteminin adrenalinini keşfettiler.

***

Sahip olduğumuz nöronların çoğu beyinde ve merkezindeki sinir sistemi çevresinde bulunur. Nöronlar, omurilik üzerinden ilerleyen aksonlar vasıtasıyla organizmadaki her doku ile bağlantılıdır. Buna karşılık, glial hücreleri sinir dokusunu destekleyen uydu hücrelerdir. Bu yapılara ilave olarak, vücudumuzu her yerinde çok sayıda periferik sinir hücresi de bulunmaktadır. Periferik sinirler özellikle bağırsaklarımızda büyük sayılarda bulunmaları nedeniyle bahsi geçen nöron kümelenmesi “ikinci beyin” olarak adlandırılmaktadır.

Bağırsaklar bölgesine kümelenen periferik sinir hücrelerinin işlevleri nelerdir? Uzmanlar, gerektiğinde organizmanın yeterli bağışıklık tepkileri üretebilmesi ve sağlığı korumasına yönelik çok önemli görevler üstlendiklerini anlamaya başlamışlardır.

2016 yılında Henrique Veiga-Fernandes ve meslektaşları (daha sonra Lizbon’daki Moleküler Tıp Enstitüsünde) bağırsaktaki glial hücrelerin, bakteriyel enfeksiyonlara karşı maddeler üretmek amacı ile bağışıklık hücrelerini (ILC3)  uyarabileceğini gösteren bir çalışma yayımladılar.

Veiga-Fernandes tarafından incelenen bu hücreler (doğuştan gelen lenfoid hücreler ” veya “ILC”) de çok özeller. Onlarla birlikte doğarız; aşılamaya yanıt olarak, örneğin aşılama yoluyla üretilmemektedirler. ILC’ler çok yakın bir zamanda 2010 yılında keşfedilmiştir ancak evrimsel açıdan çok eskilere dayanmaktadır.  

Bu doğuştan gelen lenfositlerin ( beyaz hücreler ) birkaç çeşidi vardır . 2016’daki çalışmasında ekip, glial hücre komşularıyla bağırsaktaki ILC3 davranışlarını ve “diyaloglarını” analiz etti. Veiga-Fernandes liderliğindeki yeni çalışmada, doğuştan gelen diğer lenfoid hücrelere odaklandılar: ILC2.

ILC2s solucanlar gibi parazitlere karşı bağışıklık tepkileri için gerekli olan maddeleri üretir. Veiga-Fernandes, “Bu hücreler normal şartlar altında aralıksız olarak görev yapacak bağırsak, akciğerler ve cilt gibi bariyer sitelerinde bol miktarda bulunur” demektedir.

Araştırma ekibi, bu bağışık hücrelerin, bu bölgelerde yaşayan nöronlarla “diyalog” kurmadan enfeksiyonlara karşı koruyucu eylemlerini geliştiremediğini ortaya koymuş durumda.

Veiga-Fernandes, bu çalışma “iki büyük yenilik” getiriyor demektedir. İlki “sinir sisteminin tüm organizmada bağışıklık tepkisini koordine ettiği, komuta ettiği ve kontrol ettiğini düşünen hiç kimse yoktu”. İkincisi ise, “şimdiye kadar gördüğümüz en hızlı ve en güçlü bağışıklık tepkilerinden biri”. Nispeten, yeni keşfedilen nöronal uyarı, birkaç dakika içinde bir bağışıklık tepkisine neden olurken aşıdan sonra tipik bir bağışıklık tepkisinin ortaya çıkması birkaç hafta almaktadır.

Araştırmacılar, nöronların organizmayı etkileyen parazitler tarafından salgılanan ürünleri tespit edebildiğini ve bu olduğunda hızla tepki verilebildiği gibi detaylara da ulaşmış durumdalar. Bu yollar ile birkaç dakika içinde koruyucu bir yanıt üretirlebiliyor olması şaşırtıcıdır.

Bu sonuçlar insanlara uygulanabilir mi? Veigha-Fernandes, “İnsanlarda ILC2’lerin NMU reseptörlerinin buluduğunu ancak, bu nöro-immünolojik bombayı nasıl güvenle kullanabildiğimizi anlama seviyesinin uzağında olduğumuzu” söylemektedir. Anlaşılan odur ki bu çalışmalar temel araştırma düzeyinde devam etmektedir.

KAYNAK

https://medicalxpress.com/news/2017-09-scientists-adrenaline-immune.html#nRlv

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here