*

Güncel Bilim: Psikoloji

**

Depresyonda tetikleyici rol oynayabilecek genler üzerinde yeni çalışmalar yayımlandı.

***

Depresyon her yıl 300 milyondan fazla kişiyi etkilemektedir. Dünyada her yıl 800.000 civarında kişi intihar ederek ölmektedir; 15-29 yaş arasındaki insanlarda ikinci sırada ölüm sebebidir. Bunun ötesinde, depresyon on milyonlarca hasta ve ailesi için yaşam kalitesi kalitesini geriletir. Birçok durumda çevresel faktörler rol oynamakla birlikte depresyonda genetik etkenler de önem taşımaktadır.

Maryland Tıp Fakültesi’nden (UM SOM) araştırmacılar tarafından yapılan yeni bir araştırma, belirli bir genin etkinliğin seviyesinin stresten korunmak ya da tersi yönde bir sarmal başlatmak gibi merkezi bir rol oynadığı tespit edildi.

Journal of Neuroscience’de yayınlanan çalışma, Slc6a15 olarak bilinen bu özel genin depresyon ile ilgili kilit rol oynayan nöron türünde nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak aydınlatan ilk araştırma. Çalışma, hayvan ve insanlar arasındaki bağlantıyı buldu.

Araştırmanın kıdemli yazarı Anatomi ve Nörobiyoloji Anabilim Dalı Yardımcı Doçenti Mary Kay Lobo, “Bu çalışma gerçekten bu nöronların bu gen etkinliği seviyelerinin ruh halini nasıl etkilediğine ışık tutuyor” dedi. “Bu, belirli beyin bölgelerinde bu genin etkinlik düzeylerinde değişikliğe sahip kişilerin depresyon ve stresle ilgili diğer duygusal bozukluklar için daha yüksek bir riski olabilir” demektedir.

Dr Lobo ve arkadaşları, 2006 yılında, Slc6a15 geninin beyindeki belirli nöronlarda daha etkin olduğunu buldular. Son zamanlarda bu nöronların depresyonda önemli olduğunu gösterildi. En son çalışmada ise beyin çekirdeği adı verilen beyne ait bir bölüm üzerinde durulmaktadır . Bu bölge beynin “ödüllendirme devresinde merkezi bir rol oynamaktadır.” Nefis bir yemek yediğinizde, seks yaptığınız, alkol aldığınız veya başka türlü keyifli bir tecrübeye sahip olduğunuzda, çekirdeğin akumbensindeki nöronlar aktifleşir ve deneyimin doğru düğmeleri bastırdığını bildirir.

Depresyonda, her türlü keyif zorlaşır ya da imkansız hale gelmektedir; Araştırmacılar, D2 nöronları olarak adlandırılan, akumbens çekirdeğindeki bir nöron alt kümesine odaklandılar. Bu nöronlar ödül devresinde merkezi bir rol oynayan nörotransmitter dopamine tepki verirler.

Depresyona duyarlı fareleri inceledi; Sosyal strese maruz kaldıklarında, daha agresif olan daha büyük farelere maruz kaldıklarında, toplumsal çekilme ve normalde zevk alan gıdaya ilgi duymaması gibi depresyona işaret eden davranışları geri çekme eğilimi göstermektedirler.

Dr Lobo, bu hayvanların kronik sosyal strese maruz kaldıklarında çekirdek akumbenslerinin D2 nöronlarındaki Slc6a15 gen seviyelerini önemli ölçüde azalttığını bulmuşlardır.

Araştırmacılar ayrıca, D2 nöronlarında genin azaldığı fareleri inceledi. Bu fareler strese maruz kaldığında depresyon belirtileri gösterdiler. Tersine, araştırmacılar D2 nöronlarında Slc6a15 seviyelerini geliştirdiklerinde ise fareler strese daha hoş görülü bir tepki gösterdiler.

Sonra Dr. Lobo, majör depresyon öyküsü olan ve intihar öyküsü bulunan insanların beyinlerine baktı . Bu insanlarda beynin akumbens çekirdeğinde, gen etkinliğinin azaldığı belirlendi. Bu, gen ve davranış arasındaki bağın farelerden insanlara kadar uzandığını gösterilmiş olmaktadır. Slc6a15’in beyinde nasıl çalıştığı ise tam olarak netleştirmemiştir.

KAYNAK

https://medicalxpress.com/news/2017-07-gene-key-role-depression.html?utm_source=tabs&utm_medium=link&utm_campaign=story-tabs

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here