Canlı doku ve sistemlerin önemli birçok özelliklerinden biri uyarılara karşı uygun cevaplar vermesidir. Uyarı (Stimulatio) ‘lar canlının dış veya iç ortamın­dan kaynaklanan fiziksel, kimyasal, termal, görsel, işitsel ve ruhsal nitelikte olabilir.

Bu uyarılar vücudun çeşitli bölümlerinde bulunan özel duyarlı yapılar (Reseptör vb.) ile algılanarak sinir veya dolaşım sistemine aktarılır. Sinir ve hormonal sistemler vücudumuzun iki temel haberleşme ve düzenleme sistemidir. Sinir sistemi. uyarılara hızlı cevap­lar hazırladığı halde, hormonal sistem daha çok büyüme, üreme. idrar oluşumu vb. olayların düzenlenmesinde yavaş cevap hazırlıyan bir sistemdir. Hormonal sistemin de temelde sinir sisteminin bir bölümü olan hipotalamus tarafından kontrol edildiği düşünülürse sinir sisteminin haberleşme ve düzenleme sistemleri­nin esas hakimi olduğu anlaşılır.

Sinir sistemine giren uyarı, kademeli bir şekilde sistemin üst merkezlerine iletilir. Burada değerlendirilen uyarı uygun cevapların doğmasına neden olur. Üst merkezlerde hazırlanan yanıt/yanıtlar yine sinir sistemi yapıları ile iş yapacak organlara (Effektör organlar-Kaslar, bezler, iç organlar) ulaştırılır. Sinir sistemi­nin bu kesintisiz bağlayıcı ve haberleşme özelliği komminikasyon veya korelasyon terimi ile ifade edilir. Komminikasyon özelliği ile sinir sistemi canlı varlığın iç ve dış dünyası ile olan bağlantısını sağladığı gibi canlı için en uygun ortamın (Homeostasis) oluşmasını da sağlar. Büyük fizyolog Claude Bernard’ın dediği gibi “Bütün canlı mekanizmalar ne kadar değişken ve karmaşık olurlarsa olsunlar, sadece bir amaca yöneliktir; o da iç ortamın yaşam şartlarını sabit tutmak (Homeostasis)”. Sinir sistemi ve onunla koordineli çalışan hormonal sistem bunu sağlar.

Sinir sistemi fonksiyonel ve morfolojik olarak bir bütün olmasına karşın topografik olarak ve etkilediği organ gruplarına göre farklı bölümlenmeye tabi tutulmuştur. Vücudun iç ortamı ile ilgili olarak istemsiz çalışan kalp, damarlar, düz kaslar, bezler ve iç organların çalışmasını düzenleyen sinir sistemi bölümüne VİSSERAL SİNİR SİSTEMİ (Systema nervosum autonomicum, viscerale. vegetativa), çizgili kaslar gibi isteğimiz dahilinde çalışan yapıların kontrolünü sağlayan sinir sistemi bölümüne de SEREBRO-SPİNAL SİSTEM (Systema nervosum cerebrospinale, animalia, somatica) denir.

Yerleşim özelliği dikkate alınarak sinir sistemi MERKEZİ ve PERİFERİK SİNİR SİSTEMİ olarak iki bölüme ayrılır. Temel beyin ve omurilik MERKEZ SİNİR SİSTEMİ (MSS. CNS) bu iki yapıya bağlanan ve çevrede bulunan. sinirleri. sinir ağlarını ve reseptörleri kapsayan sinir sistemi bölümüne de PERİFERİK SİNİR SİSTEMİ (PSS. PNS) denir.

SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI

Sinir sistemi yapıları, sinir dokusundan yapılıdır. Sinir dokusu diğer dokular­da olduğu gibi kendine özgü hücreler ile bu özel hücrelere destek ödevi gören ara hücrelerden yapılıdır. Sinir dokusunun fonksiyonel ve morfolojik temel hücreleri nöronlardır. İnsan sinir sistemi kapsamında 10-15 milyar nöron vardır. Herbir nöron, impuls alma, impuls iletme ve impuls üretme yete­neğine sahip çok özel bir hücredir. Sinir dokusunda bulunan diğer hücreler nöroglia’lardır. Nöroglia’lar sinir dokusunun çok özel hücreleri olan nöronları, diğer dokulardaki bağ dokusuna benzer şekilde destekleyen, koruyan. nöral bes­lenme ve MSS’nin savunmasını sağlayan hücrelerdir. Nöroglial doku. bağ dokusunun sert matriksine göre oldukça yumuşak olup,  sinir hücrelerini ‘kuş tüyü yatakta” yatar gibi destekler. Bu nedenle sinir doku yumuşaktır.

Değişik şekil ve büyüklükteki nöronların hücre gövdesi (Perikaryon) ile dendrit ve akson olarak adlandırılan iki grup çıkıntısı vardır. Hücre gövdesi uyarı alan, uyarıya uygun cevap hazırlayan merkezi bölümdür. Dendrit’ler hücre gövdesinden sıklıkla çok sayıda çıkan kısa uzantılardır. Dendritler çevreden uyarıları alarak hücre gövdesine taşırlar. Akson, sinir hücre gövdesinden çıkan tek çıkıntı olup, sinir uyarısını diğer hücrelere (Sinir hücresi, kas ve bez hücresi) iletir.

Nöronlar, morfolojik özelliklerine göre unipolar (Pseudounipolar), bipolar ve multipolar olmak üzere üç tipe ayrılır. Unipolar nöronlar tek uzantılı. bipolar nöronlar iki. multipoler nöronlar ise tek aksonlu fakat çok dendrit’li nöronlardır.

Nöronlar, fonksiyonel rollerine göre de motor (Somatomotor, visseromotor- efferent). duysal (Afferent) ve aranöronlar (İnternunsial, interkalated) olmak üzere üç tipe ayrılır. Motor (Efferent) nöronlar merkezden aldıkları emirleri kas ve bezlere. duysa/ (Afferent) nöronlar. çevreden ve vücut içinden aldıkları duyumları MSS’ne iletir­ler. Aranöronlar diğer nöronlar arasında bağlantı sağlayan nöronlardır.

Sinir hücre gövdeleri. MSS’deki gri madde (Sub.grisea) kitlesi ile çekirdek­lerde. PSS’de ise ganglionlar ve özel duyu bölgelerinde (Koku mukozası vb.) bulunurlar. Aksonlar ve dendritler, MSS’deki beyaz beyin dokusunda (Sub.alba) yer alırlar. Aksonlar. PSS kapsamında sinir lifleri/demetleri/sinirler şeklinde uzanırlar. Sinir lifleri. taşıdıkları fonksiyonel komponentlere göre 7 gruba ayrılırlar.

1.Genel somatik afferent (GSA) lifler: Deri. iskelet kasları, eklemler ve bağ dokudan aldıkları duyuları MSS’ne taşırlar.

2.Genel visseral afferent (GVA) lifler: İç organlardan aldıkları duyuları MSS’ne iletirler.

3.Spesial somatik afferent (SSA) lifler :Görme.işitme ve denge duyusunu taşıyan liflerdir.

4.Spesial visseral afferent (SVA) lifler: Koku ve tad duyusunu taşıyan lifler.

5.Genel somatik efferent (GSE) lifler: MSS’den aldıkları emirleri,istemli çalışan.miyotomlardan orijin almış kaslara ileten liflerdir.

6.Genel visseral efferent (GVE) lifler : MSS’nin ilgili yerlerinden aldıkları GVE emirleri kalp, düz kaslar ve ve bezlere ileten liflerdir.

7.Spesial visseral efferent (SVE) lifler :Embriyolojik olarak yutak arkusları mezenşiminden orijin almış yutak ve gırtlak kasları ile mimik kasları innerve eden liflerdir.

MERKEZ SİNİR SİSTEMİ

Sinir sistemi fonksiyonel ve morfolojik yönden bir bütün olmasına karşın, öğretim kolaylığı açısından topografik yerleşim ilkeleri çerçevesinde merkez ve periferik sinir sistemi olarak iki büyük alt sisteme ayrılarak incelenir. Sinir sisteminin kafatası içinde kalan beyin (Encephalon) bölümü ile omurga kanalı içinde kalan omurilik (Medulla spinalis) bölümü beraberce MERKEZ SİNİR SİSTEMİ (Systema nervosum centrale-MSS.CNS) olarak adlandırılır.

1.BEYİN (Encephalon) :

Merkez sinir sisteminin kafatası içinde kalan bölümü olan beyin (Gr.Encephalon. en=içinde. kephale=baş). 6-12 milyar sinir hücresi taşıyan, yaklaşık 1400 gr ağırlığında bir organımızdır. Beyin; cerebrum, diencephalon, truncus cerebri ve cerebellum olmak üzere 4 alt bölüme ayrılarak incelenir.

a.CEREBRUM (Beyin yarımküreleri) : Cerebrum, beyin kitlesinin en büyük, en gelişmiş ve en kompleks bölümü­dür. Cerebrum, hafıza, konuşma, bilinçlilik, motor aktiviteler ile duyu algılanımı-yorumu gibi tüm zihinsel fonksiyonların yöneticisidir. Bu fonksiyonların hepsi olmasa da birçoğu için cerebrum’da spesifik bölgeler mevcuttur.

Cerebrum iki beyin yarımküresi (Hemispherium) nden ibarettir. Fonksiyonel olarak bir bütünlük gösteren cerebrum. morfolojik olarak longitudinal seyirli derin bir yarık (Fissura longitudinalis cerebri) ile iki yarıma (sağ ve sol hemisfer) ayrılır. Sağ ve sol hemisfer bu yarığın derinliklerinde yer alan corpus callosum vb. kommisural demetlerle birbirlerine bağlanır. Her bir hemisfer içinde,- kadavrada ve canlıda içleri beyin-omurilik sıvısı ile dolu birer boşluk (Ventriculus lateralis) bulunur. Boşluğu çevreleyen beyin dokusu nöronların gövde­leri, uzantıları nöroglia ve kan damarlarından oluşmuş bir duvar şeklindedir. Duvarın dış bölümü esas olarak nöronların hücre gövdeleri tarafından yapılmış olup cortex cerebralis olarak adlandırılır. Duvarın ventrikül boşluğu tarafında kalan bölümü ise sinir lifleri tarafından yapılmıştır. Nöronların hücre gövdelerinin oluşturduğu doku gri renkte görüldüğünden substantia grisea (örneğin cortex cerebralis) sinir lifleri tarafından yapılan doku beyaz görüldüğü için substantia alba (örneğin. hemisferlerin iç dokusu) terimi kullanılır. Bazı substantia alba bölgelerinde bulunan sinir hücre gövdesi topluluklarına çekirdek-nucleus (örneğin, nuc.caudatus.nuc.lentiformis) adı verilir.

Hemisferlerin dış yüzleri ve lober yapıları :

Her bir hemisfer, üç yüzlü ve üç kenarlıdır. Kafatasının iç yüzünün konkavitesine uyan, konveks şekilli dış yüze fades superolateralis (Fades conuexa), dik duran ve birbirlerinden fissura longitudinalis cerebri+falx cerebri ile ayrılmış düz iç yüze facies medialis. kafatası tabanı ve tentorium cerebelli üzerine oturan alt yüze ise facies inferior (Facies basalis) denir. Bu üç yüzün birleştikleri yerlerde üst.alt dış ve alt iç olarak üç kenar ortaya çıkar.

Hemisferlerin yüzleri intrauterin yaşamın 5.ayına kadar düzgün olduğu halde bundan sonraki gelişim süreci esnasında kafatası ve beyinin farklı gelişim hızları nedeni ile oluk ve şişkinlikler (Sulcus,gyrus) ortaya çıkar. Oluk ve şişkinlikler sayesinde kafatasının boyutu aşırı derecede artmadan, hemisfer yüzeyinin genişlemesi mümkün olmuştur.

Herbir hemisferdeki oldukça derin olan bazı oyuklar (Sulcus centralis, sul­cus lateralis, sulcus parietoccipitalis) fonksiyon ve yapı farklılıkları gösteren, lobus olarak adlandırılan bölgeleri sınırlarlar.

Sulcus lateralis (Sylvii) :Hemisferin alt yüzünün ön bölümünden başlayıp. arkaya ve yukarıya doğru bir seyirle facies convexa’ya ulaşan.burada da aynı yönelti ile uzanan bir oluktur. Sulcus lateralis’in derinliğinde. konveks yüzden görülemeyen insula (Adacık) adı verilen bir kortikal bölüm bulunur. Sulcus lateralis. frontal ve temporal loblar ile bir kısım parietal ve temporal lob bölümünü birbirinden ayırır.

Sulcus centralis (Rolandi): Üst kenarın orta noktasına yakın olarak başlayıp. konveks yüzde oblik olarak aşağıya ve öne doğru seyreden bir oluktur. Sulcus centralis, frontal ve parietal lobları birbirinden ayırır.

Sulcus parieto-occipitalis .-Üst kenara yakın olmak üzere. hemisferin arka ucunun 5 cm kadar ön-dış yüzünden başlayan bu oluk. üst kenarı çaprazladıktan sonra iç yüzde öne-aşağıya doğru seyreder. Sulcus parieto-occipitalis.parietal ve oksipital lobların ayırımında rol oynar.

  1. Lobus frontalis : Sulcus centralisin önü ile sulcus lateralis’in üstünde kalan hemisfer bölümü olup. en büyük lob olarak bilinir. Lobus frontalis’in temel fonksiyonu.motor (Praxis) eylemlerle ilgilidir.
  2. Lobus parietalis : Önde sulcus centralis. arkada sulcus parieto-occipitalis ile sınırlanmış bir lob olup. temel fonksiyonu duyu algılanımıdır (Gonosis,tanıma).
  3. Lobus occipitalis : Sulcus parieto-occipitalis’in arkasında kalan hemisfer bölümü olup.temel fonksiyonu görme işlevidir.
  4. Lobus temporalis : Sulcus lateralis’in aşağısında kalan hemisfer bölümü olup.temel fonksiyonu işitme algılanımıdır.

e. Lobus limbicus : Hemisferlerin içyan ve alt yüzlerinde görülen. diencephalon’un etrafını sarmış bazı kortikal yapılardan oluşur. Limbik sistem başlığı altında ele alınan bu yapılar. koku, psişik dünya. hafıza ve öğrenme ile igili bazı olayları idare ederler. Singulat ve hippokampal giruslar. hippokampus. bulbus ve traktus olfaktorius limbik lob kapsamına giren bazı oluşumlardır.

Hemisferlerin iç yapısı :

Herbir hemisfer içinde ventriculus lateralis olarak adlandırılan bir boşluk vardır. İçi beyin-omurilik sıvısı ile dolu olan bu boşluk. beyinin diğer bölümlerin­de bulunan ventriküler sistemle bağlantı halindedir. Boşluğu çevreleyen beyin dokusu, nöronların gövdeleri. uzantıları, nöroglia ve kan damarlarından oluş­muş kalın bir duvar şeklindedir. Duvarın dış bölümü. özellikle nöronların hücre gövdelerinden yapılı olup cortex cerebralis olarak adlandırılır. Duvarın ventrikül boşluğu tarafında kalan bölümü ise sinir lifleri (Sub.alba şeklinde organize) ve bunlar arasında grup oluşturmuş sinir hücre- gövdeleri (Nucleus şeklinde organize) tarafından yapılıdır.

SEREBRAL KORTEKS (CORTEX CEREBRALİS) : Hemisferlerin. yüzeye yakın 1,3-4,5 mm kalınlıktaki gri doku (Substantia grisea) kitlesi olan cortex cerebralis analiz ve sentezin en yüksek merkezi olup. bircok motor, duyu ve psişik merkezleri içerir. Filogenetik olarak, serebral korteksin eski ve yeni bölümleri vardır. Eski bölümleri için archio- paleocortex. yeni bölümleri için neocortex terimleri kullanılır. Serebral korteksin % 90’ını işgal eden neocortex 6 tabakalı olduğu halde. eski korteks bölümleri 3-5 tabakalıdır. Bu tabakalarda piramidal, stellat, fusiform ve horizontal hücreler yer alır. Bu hücreler kendi aralarında birçok sinaptik bağlantılar kurdukları gibi birçok assosiasyon. kommisural ve projeksiyonlu life de orijin ve veya sonlanış yeri ödevi görür.

Serebral kortekste. birçok fonksiyon için özel merkezler mevcuttur. Bu merkezlerin numaralanma ve gruplanmasında birçok bilim adamı çalışmışsa da. bugün Brodmann tarafından yapılmış 50 merkezlik gruplama (Areas Brodmann) geniş kabül görmektedir.

Her lobdaki özel merkezleri. Brodmann’a göre numaralarını da belirterek ele alacağız.

1.Lobus frontalis -.Motor lob olarak ta adlandırılan frontal lob’da iki grup fonksiyonel merkez vardır. Bir grup merkez. konuşma ile ilgili hareketler de dahil olmak üzere istemli hareketleri idare eder. İkinci grup merkezler ise çeşitli emosyonel ifadeler ile moral ve töresel davranışlarla ilgili olup çok tipik merkezler şeklinde organize olmamışlardır.

Motor merkezler : Frontal lobun. sulcus centralism hemen önünde kalan kortikal alanı Brodman’ın 4. alanı olup temel motor alan olarak adlandırılır.

Vücut bölümlerinin ters olarak sembolize edildiği bu alanın piramidal hüc­relerinden kortikobulber ve kortikospinal lifler başlar.

Dördüncü alanın önünde kalan Brodman’ın 6. alanı. premotor alan olarak bilinir. Çok kompleks motor hareketlerin idare edildiği. ekstrapiramidal sistem içinde ele alınan premotor alan. bazal ganglionlar. talamus ve beyin sapı yapıları ile sıkı ilişki halindedir.

Altıncı alanın üst bölümünün önünde kalan Brodman’ın 8. alanı, frontal göz hareketleri merkezi olup gözün istemli scanning hareketlerini idare eder.

Premotor alanın alt bölümünün önünde Broca’nın konuşma merke­zi (Ön konuşma merkezi) bulunur.Bu merkez.konuşma anında kelimelerin oluşumu ile ilgilidir.

Prefrontal korteks :Motor merkezlerin önünde kalan frontal lob korteksi. prefıontal korteks olarak adlandırılır. Prefrontal korteksin. çeşitli emosyonel ifadeler ile moral ve töresel davranışlarla ilgili olduğu kabul edilir. Bunlar dışında. mantıklı düşünme. ileri görüş. olgun yorum ve nezaket vb. davranışların idare yerinin de prefrontal korteks olduğu düşünülmek­tedir.

2.Lobus parietalis : Parietal lob korteksi.genel duyu ve tad duyusunun değerlendirildiği yerdir. Burada temel duyu.duysal assosiasvon ve tad duyusu merkezleri vardır.

Temel duyu merkezi: Sulcus centralism arkasında yer alan gyrus posteentralis korteksi Brodman’ın 3,1,2 alanları olup temel duyu alanı olarak bilinir. Vücudun karşı tarafındaki bölümlerden gelen deri ve derin duyu impulsları buraya ulaşır. Temel duyu merkezinde vücut bölümleri ters olarak sembolize edilir.

Duysal assosiasyon merkezi : Temel duyu merkezinin üst bölümünün arkasında kalan korteks bölümleri (Brodman’ın 5-7. alanları) duysal assosiasyon merkezi olup farklı duysal modalitelerin integrasyonunu sağlar.

Tad merkezi : Gyrus posteentralis’in en alt bölümü ile buraya yakın küçük bir alan (Brodman’ın 4.alanı) tad merkezi olarak bilinir.

Arka konuşma merkezi (Wernicke alanı) : Parietal lobun. temporal ve oksipital loblardan kesin olarak ayrılamayan bazı alanları (Brodman’ın 39,40.22.alanları) arka konuşma merkezi olarak fonksiyon görür. Bu merkez. yazılan ve konuşulan kelimeleri anlamamızı sağlar.

3.Lobus temporalis Temporal lob korteksi.başta işitme (+denge) olmak üzere belli derecede emosyon ve hafıza fonksiyonları ile görevlidir.

İşitme merkezleri : İşitme merkezleri (Brodman’ın 22,41,42 alanları),- temporal lobun üst girusunun korteksinde yer alan iki merkezdir. Bunlardan 41 ve 42.alanlar temel işitme merkezi. 22. alan sekonder işitme merkezi olarak adlandırılır.(Bazı yazarlar 22.alanı vestibüler korteks olarak kabul ederler.)

Temporal lobun. işitme merkezleri dışında kalan kortikal alanları psişik korteks olarak bilinir. Bu alanların ruhsal dünyamız ve yakın hafıza fonksiyonları ile ilgili olduğu kabul edilir.

Temporal lobların ön bölümlerinin bilateral çıkarılmaları, yakın hafıza (Birkaç dakikadan 1-2 haftaya kadar)’nın bozulmasına neden olduğu halde. uzun süreli hafıza. anlama ve zekayı etkilememektedir.

4.Lobus occipitalis : Oksipital lobda, görme merkezleri ile oksipital göz hareketleri merkezi bulunur. Görme merkezleri. temel görme merkezi (Brodman’ın 17.alanı) ve sekonder görme merkezi (Brodmanın 18.,19.alanları) şeklinde olup sulcus calcarinus’un iki yanı ile oksipital polus korteksinde yer alırlar. Primer görme merkezi objeyi görme. sekonder görme merkezi objeyi tanıma. oksipital göz hareketleri merkezi ise refleks ve objeyi takip esnasındaki hareketlerle ilgilidir.

HEMİSFERLERİN BEYAZ DOKUSU ve BURADA BULUNAN ÇEKİRDEKLER

Serebral korteksin derininde-iç yanında kalan beyin dokusu. substantia alba olarak adlandırılan beyaz beyin dokusu ile bu doku içinde gömülü substantia grisea yapısındaki bazal çekirdeklerden (Nuclei basales) yapılıdır.

Hemisferlerin beyaz dokusu (Sub.alba). çeşitli miyelinli sinir lifleri ile nöroglia’lardan oluşur. Buradaki sinir lifleri kommissural, assosiasyon ve projeksiyonlu lifler olmak üzere üç gruba ayrılarak incelenir.

Kommissural lifler (Fibrae commissurales) :  iki hemisferin. karşılıklı olarak aynı bölgelerini birbirlerine bağlayan kommisural lifler, corpus callosum,- commissura anterior et posterior ile commissura habenularis gibi kitleler oluştururlar.

Assosiasyon lifleri (Fibrae associationis) : Aynı hemisferdeki farklı bölge­leri birbirine bağlayan assosiasyon liflerinin uzun ve kısa grupları var­dır. Fasciculus uncinatus,fasciculus longitudinalis superior et inferior ile cingulum. uzun assosiasyon lif topluluklarına örnek teşkil ederler.

Projeksiyonlu lifler (Fibrae projectionis) Afferent ve efferent karakterli olan bu lifler.cortex cerebralis ile daha aşağıda bulunan beyin bölümleri (Beyin sapı ve omurilik) arasında bağlantı sağlar.

Projeksiyonlu lifler.beyin sapının üst bölümünden başlamak üzere. capsula interna (internal kapsül) olarak adlandırılan kompakt bir beyaz kitle oluştururlar. Capsula interna. hemisferde talamus ile lentiform çekirdek arasında yer alır.

Hemisferlerin beyaz dokusu içinde nuclei basales olarak adlandırılan çok iyi şekillenmiş gri madde kitleleri bulunur. Nuclei basales’ler corpus striatum,cor­pus amygdaloideum ve claustrum’dan ibarettir. Talamus’un dışyanında yer alan corpus striatum.capsula intema kitlesi ile nuc.caudatus ve nuc.lentiformis olarak iki çekirdeğe ayrılır. Corpus amygdaloideum. temporal lob içinde uncus’a yakın olarak konumlanmıştır. Fonksiyonel bakış açısı ile nuc.subthalamicus ve substantia nigra da bazal çekirdeklerin bir bölümü olarak kabul edilirler.

Motor sistemin bir parçası olan bazal çekirdekler. motor sistemin diğer bölüm­lerini aksine med. spinalis’le direkt afferent-efferent bağlantılara sahip değildir. Nuclei basales’ler (Corpus amygdaloideum hariç),iskelet kaslarının tonusu ile ilgilidirler. Limbik sistem içinde değerlendirilen corpus amygdaloideum ise agressif ve seksüel davranışların kontrolünde rol oynar.

Limbik lob ve limbik sistem :

Limbik ‘lob (L.limbus=sınır.kenar), hemisferlerin iç yüzünde. diencephalon yapılarının etrafında yerleşmiş bir bölüm olup, gyrus cinguli, gyrus hippocampi ve uncusu içerir. Uncus korteksi, kokunun algılandığı korteks bölümü olup olfaktor korteks olarak adlandırılır.

Limbik sistem, fonksiyonel bir terim olup. hafıza. emosyonlar. visseral ve dav­ranışsal yanıtların hazırlanması ile ilgili serebral,diensefalik ve mezensefahk yapıları içerir. Özellikle koku ile ilgili olan limbik lob yapılan ile hippocampus ve corpus amygdaloideum’u kapsamına alan limbik sistem için rhinencephalon-KOKU BEYNİ adlandırması da yapılmıştır.Korku,endişe,üzüntü,kız­ma, memnuniyet ve seksüel duyguları idare ettiği kabul edilen limbik sistem için “emosyonel beyin’diyen anatomistler de vardır.

Hippokampus : Temporal lobda, parahippokampal (veya hippokampal) girusun içyanında. lateral ventrikülün tabanında yer alır. Fornix aracılığı ile hipotalamus oluşumu olan corpus mamillare’ye bağlanır.

Corpus amygdaloideum : Corpus amygdaloideum (Amygdala),tem­poral lobun ön ucuna yakın olarak yerleşmiş. badem şeklinde. nükleer bir kitledir. Bütün duyuları alan amygdala’dan “visseral ve limbik sistem penceresi” olarak söz edilir.

2. DİENCEPHALON (ARABEYİN) :

Diencephalon (Arabeyin),beyin sapı ile serebral hemisferler arasında yer alan beyin bölümü olup, sağ-sol yarımı üçüncü ventrikül (Ventriculus tertiusfu sarar. Diencephalon un, talamus, hipotalamus. subtalamus ve epitalamus ol­mak üzere 4 altbölümü vardır.

Talamus (Thalamus) : Talamus. diencephaloriun büyük bir bölümünü oluşturan gri madde kitlesıdir. Herbir talamus. üçüncü ventrikülün dışyan duvarının üst bölümünü oluşturur. Talamus. duysal sistemler, bazal ganglionlar. beyincik, beyin sapı, omurilik ve serebral kortekse bağlanmış merkezi bir beyin bölümüdür. Metatalamus kapsamında da değerlendirilen corpus geniculatum laterale et mediale. birçok anatomist tarafından talamusun birer bölümü olarak kabul edilir. Corpus geniculatum laterale görme, corpus geniculatum mediale işitme fonksiyonu ile ilgilidir. Bu anlayışla, muhtemelen koku impulsları hariç serebral kortekse ulaşan tüm duyu yolları talamustan geçer. Dokunma. ağrı ve ısının korteksten önce kabaca algılanımı talamusta yapılır.

Hipotalamus (Hypothalamus) : Hipotalamus. üçöncö ventrikülün. taban ve yan duvarlarının alt bölümünü oluşturan. talamusun anteroinferiorunda yer almış bir diencephalon bölümüdür. Hipotalamus, önemli fonksiyonlar üstlenmiş birçok çekirdek (Nuc.supraopticus,nuc.paraventricularis, nuclei corporis mamillare vb.) içerir. Hipotalamus. bir taraftan psikolojik dünyamız ile somatik dünyamız arasında bağlantıyı sağlarken, diğer taraftan sinir ve endokrin sistemler arasındaki bağlantıyı kurar. Hipotalamusta ayrıca. açlık. susuzluk. vücut ısısı ve dolaşım kontro­lünde rol oynayan merkezler vardır. Anatomik olarak chiasma opticum, tractus opticus, corpus mamillare. tuber cinereum ve infundibulum. hipotalamusa aittir.

Subtalamus (Subthalamus) : Subtalamus,talamusun aşağısında,ortabeyin tegmentumu ile talamus-hipotalamus arasında kalan diencephalon bölü­müdür. Nuc.subthalamicusla beraber. sufastantia nigra ve nuc.ruber’in kranial bölümleri de subtalamus kapsamında değerlendirilir. Nuc.subthalamicus. corpus striatum ile önemli bağlantılara sahiptir. Subtalamus ayrıca,mesencephalon tegmentumundan geçerek talamik çekirdeklere ulaşan spinal, medial ve trigeminal lemniskal yolların da geçiş yeridir.

Epitalamus (Epithalamus) : Epitalamus, diencephalonun arka üst bölümünde yer alan küçük bir altbölüm olup,pineal cisim ve habenuladan meydana gelmiştir. Habenula limbik sistemin bir parçasıdır. Pineal cisim (Gl.pinealis. corpus pineale). melatonin salgılayan bir endokrin bez olma yanında. üreme davranışları ile fizyolojik ve davranışsal ritimlerin düzenlenmesinde rol oynar.Melatonin salgılanımı ışık-karanlık ritmine göre ayarlanır.

3. BEYİN SAPI (TRUNCUS CEREBRİ):

Temel beyinin. ortabeyin (Mesencephalon),köprü (Pons) ve omurilik soğanı (Medulla oblongata, Bulbus) bölümleri beyin sapı (Truncus cerebri) olarak adlandınlır. Gelişim esnasında, hemisferlerin aşırı büyümeleri nedeniyle. beyin sapı gizlenmiş şekilde yer almıştır bu nedenle beyinin alt yüzünden veya sagittal kesitlerde görülebilir. Kranial kavitenin tabanına oturan beyin sapı, rostral olarak diencephalon, kaudal olarak ta medulla spinalis’le uzanır. Birinci ve ikinci kranial sinir hariç, tüm kafa çiftleri beyin sapından çıkar; bunlara ait çekirdeklerde beyin sapında bulunur. Kranial sinir çekirdeklerinin. beyin sapında konumlanması nedeniyle “beyin sakı” (L.saccus=kese) tabiri kullanılır. Beyin sapında. kranial sinirlerle ilgili olmayan başka çekirdekler (örneğin; nuc.gracilis. nuc.cuneatus, nuclei formationis reticularis) ‘de vardır. Bu çekirdeklerden motor karakterli olanlar lamina basalis, duysal çekirdekler ise lamina alaris’ten orijin alırlar.

Beyin sapının iç yapısındaki diğer yapılar ise iletici yollardır. Omurilikte sonlanan tüm inen yollar ile beyin sapına ve serebral kortekse ulaşan tüm çıkan yollar beyin sapından geçer.

Beyin sapının, med.oblongata.pons ve mesencephalon olarak adlandırılan üç transversal; tectum,tegmentum ve basis olarak adlandınlan üç longitudinal alt bölümü vardır.

BEYİN SAPININ TRANSVERSAL ALTBÖLÜMLERİ:

a.Medulla oblongata (Omurilik soğanı) : Medulla oblongata (Medulla, Bulbus). beyin sapının omurilikle birleşen en alt bölümüdür. Omurilikle olan kesintisiz devamlılığı nedeniyle, bazı anatomistler tarafından omuriliğin. for.magnum’un üstünde kalan genişlemiş bir bölümü olarak kabul edilir.

Medulla,taşıdığı çıkan-inen yollar yanında, VII, IX, X, XI ve XII. kranial sinir ve retiküler formasyon çekirdekleri nedeniyle yaşamsal öneme sahiptir, özellikle retiküler formasyon çekirdekleri kardiak, vazomotor ve respıratuvar merkezler olarak ta fonksiyon görürler. Medulla oblongata’daki bazı nöronlar kandaki karbondioksit ve hidrojen iyon konsantrasyonu monitörü olarak ta çalışırlar.

Medulla’nın ön yüzünde,orta hatta longitudinal bir yarık (Fissura mediana anterior) ile bunun iki yanında pyramis olarak adlandırılan şişkinlikler bulunur. Piramisler. serebral korteksten başlayıp, omuriliğe giden motor yol (T ractus pyramidalis. Trac.corticospinalis) liflerinden oluşur. Bu yolun liflerinin büyük bir bölümü, medullanın alt bölümünde çaprazlaşırlar (Decussatio pyramidum-motoria). Pyramis’lerin üst bölümlerinin arka-dış taraflarında oliva olarak adlandırılan şişkinlikler görülür.

Medulla’nın arka yüzünün üst yarısı, fossa rhomboidea’nın alt yarısını oluş­turur. Arka yüzün alt yarısında tuberculum gracile et cuneatum’lar görülür. Bu şişkinlikler, aynı addaki demetler (Fasciculus) şeklinde aşağıya doğru da uzanır.

IX,X,XI ve XII kraniai sinirler, medullanın ön ve yan yüzlerinden çıkarak beyin sapını terkederler.

b.Pons (Köprü) : Pons. beyinciğin önünde,mesencephalon ile med. oblongata arasında yer almış beyin sapı bölümüdür. Latince köprü anlamına gelen pons, gerçekten de beyin sapının iki bölümü olan mesencephalon ve medulla arasında, beyin sapının serebellum (Beyincik)’la olan bağlantılarını sağlayan bir köprü olarak fonksiyon görür. Arka yüzünde, med.oblongata ile kesintisiz bir bir şekilde uzanan pons.ön ve yan yüzde sulcus bulbopontinus ile med.oblongata’dan aynlmıştır. Bu olukta, VI.,VII., ve VIII. kranial sinirlerin ekstraaksial segmentlerinin başlangıç bölümleri yer alır.

Pons’un ön yüzü kabarık olup. ortasında uzunlamasına seyreden sulcus basilaris bulunur. Ön yüz yanlarda pedunculus cerebellaris medius ile devam eder. On yüzün anterolateral bölümünden n. trigeminus çıkar. Yanlarda. sulcus bulbopontinus hizasında, medulla, pons ve serebellum arasında kalan, klinik öneme sahip alana trigonum pontocerebellare denir. N.facialis (CN VII) ve n.vestibulocochlearis (CN VIII) bu alan içinde yer alır. Arka yüz.serebellum ile gizlenmiş bir yüz olup. fossa rhomboidea’nın üst yarımını oluşturur.

Bazı anatomistler. ponsu dorsal ve ventral pons olarak iki bölüme ayırır. Dorsal pons, retiküler formasyon yapıları ile bazı kranial sinir çekirdekleri (CN V,VI,VII,VIII) ve inen-çıkan yolları taşır. Buradaki retiküler formasyonun bazı çekirdekleri, solunumu düzenleyen apnöstik ve pnömotaksik merkezler olarak fonksiyon görür. Ventral pons’ta pontin çekirdekler yer alır. Bu çekirdekler kortikopontoserebellar yolların bağlantı nöronlarından oluşur.

  1. Mesencephalon (Orta beyin) : Pons ve diencephalon arasında yer alan mesencephalon, beyin sapının en kısa bölümüdür.

Mesencephalon’un ön yüzünde, piramidal, kortikonüklear ve kortikopontin liflerin oluşturduğu sağ-sol crura cerebri’ler (Beyin ayakçıkları) uzanır. Crura cerebri’lerin arasında orta hatta. derin bir çukurluk (Fossa interpedincularis) yer alır. Bu çukurluğun dibi bir çok küçük kan damarı ile delindiği için substantia perforata interpeduncularis (posterior) olarak adlandırılır. N.oculomotorius (CN III) beyin sapını bu çukurluktan terkeder.

Mesencephalon’un arka yüzünde 4 adet yuvarlak şişkinlik (Colliculi) yer alır. Corpora quadrigemina (Dördüz cisim) olarak adlandırılan bu şişkinlikler, horizontal ve vertikal iki olukla bir çift üst (Colliculus superior), bir çift alt (Colliculus inferior) şişkinliğe ayrılmıştır. Colliculus superior’lar görme. collicu­lus inferior’lar işitme ile ilgili merkezleri taşır. Colliculus inferior’ların aşağısından orta hatta yakın olarak n.troehlearis (CN IV)’ler çıkar. Bu sinirler oldukça ince olup, mesencephalon’un dışyan yüzlerini dolanarak öne doğru ilerlerler.

Mesencephalon, retiküler formasyon, III ve IV. kranial sinir çekirdekleri ile nuc.ruber ve substantia nigra olarak adlandıran çekirdekleri içerir.

BEYİN SAPININ LONGITUDINAL ALTBÖLÜMLERİ : Beyin sapının transversal altbölümlerinin yanında, anatomik-fonksiyonel bütünlük arzeden 3 longitudinal alt bölümü vardır. Tectum, tegmentum ve basis olarak adlandırılan bu alt bölümleri ayrı ayrı inceliyeceğiz.

Tectum :Beyin sapı tectum’u (L.tavan) hiçbir kranial sinir çekirdeği, hiç­bir retiküler formasyon yapısı, hiçbir longitudinal seyirli uzun motor+duysal yol demeti içermeyen ince bir bölümdür. Beyin sapının aqueductus cerebri (Sylvius) ve fossa rhomboidea’nın dorsalinde kalan ince dorsal kitlelerini (Tectum mesencephali, velum medullare anterius et posterius) içerir.

Basis :Beyin sapının ventral bölümünü işgal eden basis (L.taban),esas olarak kortikospinal, kortikobulber ve kortikopontin lifler gibi serebral korteksten kaynak alan motor lif demetlerinden oluşur. Beyin sapının en kalın basis’i pons’ta. en ince basis’i bulbus’ta bulunur.

Tegmentum :Beyin sapı tegmentum’u (L.örtü,basis örtüsü),tectum ve basis arasında kalan nöronlar ve sinir lifi demetlerinden oluşmuş bir kitledir. Buradaki nöronlar, XI.hariç’ III-XII kranial sinir çekirdekleri ile retiküler formasyon çekirdeklerini oluştururlar. Sinir lifi demetleri ise tüm uzun duysal yollar. fasciculus longitudinalis mediaüs, trac.tegmentalis cent­ralis ve retiküler formasyon yollanna aittir.

* Beyin sapı, a.vertebralis ve a.basilaris’in dalları tarafından kanlandmlır.Beyin sapının vasküler ve yer kaplayan yapı patolojilerinde kranial sinir belirtileri ile çeşitli motor-duysal yollara ait belirtiler ortaya çıkar.

d.CEREBELLUM (BEYİNCİK ): Beyincik. temel beyinin ikinci büyük bölümü olup. temel beyin ağırlığının % 10 ‘unu oluşturur. Cerebellum, beyin sapının arkasında, cerebrum’un oksipital lobunun aşağısında, fossa cranii posterior’da yer alır. Oksipital lob ile beyincik yarımküreleri arasındaki transversal yarıkta tentorium cerebelli (Beyincik çadırı) bulunur.

Beyincik, vermis, iki küçük flokkulo-noduler lob ve iki büyük hemisfer (Hemispherium cerebelli) olmak üzere üç temel bölüme ayrılarak incelenir.

Vermis : Beyinciğin, kurt şeklindeki orta bölümüdür.

Hemispherium cerebelli : Vermis’e bağlanan ve fissura posterolateralis’in önünde kalan beyincik bölümüdür. Sağ-sol iki serebellar hemisfer ile vermis .corpus cerebelli olarak adlandırılır. Corpus cerebelli, fissura prima ile ön ve arka iki loba (Lobus anterior er posterior) ayrılır.

Lobus flocculonodularis (Vestibular serebellum) :Fissura posterolateralis’in gerisinde kalan nodulus ve flocculus’lar lobus flocculonodularis olarak adlandırılır.

BEYİNİN ÖRTÜLERİ (Meninges ): Merkez sinir sisteminin iki bölümü (Encephalon ve medulla spinalis) ‘de, dıştan içe doğru dura mater, arachnoidea mater ve pia mater olmak üzere üç örtü ile sarılmıştır.

Dura mater :Birbiri ile kaynaşmış iki katmanlı bir örtüdür. İç katman spinal dura mater,dış katman ise kafatası kemiklerinin endosteum tabakası ile uzanır. Dış katman,arter ve venler içeren fibröz bir katmandır.İç katman,hemisferler ile beyin-beyinciği ayıran yarıklara giren falx cerebri ve. tentorium cerebelli ‘de uzanir. Falx cerebri ve tentorium cerebelli.kranial kaviteyi üç kompartmana ayırır.

Dura mater’in iki katmanı birbiri ile kaynaşarak kafatası kemiklerinin iç yüzüne tutunur.(Fonksiyonel şekilde epidural bir aralık yoktur). Dura mater ile arachnoidea mater arasında potansiyel bir bir boşluk olan spatium subdurale (Subdural aralık) yer alır. Subdural aralıkta B.O.S.bulunmaz.

Belli bölgelerde, dura mater’in iki yaprağı arasında dura mater ven sinüsleri olarak adlandırılan kanallar oluşmuştur. Dura mater ven sinüsleri, beyinin ven kanını toplayarak venöz sisteme naklederler.

Arachnoidea mater :Ortada yer alan bu örtü. ince bir bağ doku katmanı olup. sulkuslara girmeden beyini sarar. Arachnoidea mater ile pia mater arasında, trabeküler bir ağ içeren ve serebrospinal sıvı (B.O.S.) ile doldu­rulmuş bir aralık (Spatium subarachnoidale subaraknoidal aralık) yer alır. Arachnöidea mater, kendine ait damarlara sahip olmamakla beraber. subaraknoidal aralıkta kan damarları bulunur.

Pia mater :Beyin örtülerinin en içte yer alan ve en ince tabakasıdır. Beyin yüzeyindeki sulkusların içine de girerek beyini saran bu örtü. taşıdığı çok sayıdaki küçük kan damarı ile beyin beslenmesinde de rol oynar. Pia mater, belli yerlerde beyin ventriküllerine de girerek plexus choroideus’ları oluştu­rur.Plexus choroideus’lar B.O.S.’nı salgılarlar.

OMURİLİK (Medulla spinalis): Omurilik (Med.spinalis). merkez sinir sisteminin canalis vertebralis içinde yer alan bölümü olup. for. magnum’dan L 1- L 2 düzeyine (yetişkinde) kadar uzanır. Üst ucu beyin sapı ile kesintisiz bir şekilde birleştiği halde, alt ucu konik bir şekilde (Conus medullarİs) sonlanır. İntrauterin yaşamın 2-3. ayında vertebral kanalı tümüyle doldurmasına karşın gelişme ilerledikçe omurga ve dura mater, omurilikten daha hızlı büyüdüklerinden omuriliğin alt ucu daha yüksek seviyede (Doğum anında L 3,yetişkinde L 1-2 düzeyinde) kalır. Bu farklı gelişme,- for. intervertebrale’den geçerek çıkan ve spinal sinirleri oluşturan sinir köklerinin omuriliğin alt bölümünden çıktıktan sonra uzun bir yol katetme gereğini doğurur.

Omuriliğin alt bölümünden çıkarak aşağıya doğru uzanan bu sinir kökleri topluluğu, atkuyruğuna benzediği için cauda equina olarak adlandırılır. Cauda equina topluluğunun ortasında, conus medullaris’in tepesinden coccyx’e kadar uzanan piamater oluşumu (Nöral doku değildir) ince bir demet (Filum terminale) yer alır.

Omurilik,40-45 cm uzunluğunda. yaklaşık 1 cm kalınlığında. hafif önden arka­ya doğru basık bir silindir görünümündedir. Boyun ve bel bölgelerinde olmak üzere iki şişkinliğe sahiptir. Yukanda. boyun bölümündeki şişkinliğine intumes- centia cervicalis. aşağıda bel bölümündeki şişkinliğine de intumescentia lumbalis denir. Bu şişkinliklerden sıra ile üst ve alt ekstremiteyi innerve edecek sinirler çıkar.

Omurilik, dört yüzlü olarak kabul edilir. Ön yüzde. orta hatta, yukarıdan aşağıya doğru uzanan yarığa fissura mediana anterior (ventralis), arka yüzde,- orta hatta yukarıdan aşağıya doğru uzanan oluğa da sulcus medianus posterior (dorsalis) denir. Ön yarığın dış tarafında sulcus anterolateralis (ventro-lateralis) ,arka oluğun dış tarafında da sulcus posterolateralis (dorsolateralis) yer alır. Sağ-sol iki sulcus anterolateralis’lerden motor karakterli radix anteriorlar çıkar; sulcus posterolateralis’lerden ise duysal karakterli radix posterior’lar girer. Herbir arka kök (Radix posterior) üzerinde ganglion spinale (Spinal ganglion,kök ganglionu) bulunur.

Omurilik gidişi boyunca 31 segmente (Segmenta medullae spinalis) ayrılır.- Herbir segmentten bir çift spinal sinir çıkar. Spinal sinirlerin omurganın topografik bölümlerine göre dağılımı şöyledir:

-BOYUN BÖLÜMÜ (Pars cervicalis) C I-VIII  ………8 çift

-GÖĞÜS BÖLÜMÜ (Pars thoracica) T I-XII …………12 çift

-BEL BÖLÜMÜ (Pars lumbalis) L I-V ………………… 5 çift

-SAKRAL BÖLÜM (Pars sacralis) S I-V ………………5 çift

-KOKSİGEAL BÖLÜM (Pars coccygea) Co I ……….1 çift

 

Her biri spinal sinir, for.intervertebrale düzeyinde ön ve arka iki kök (Radix anterior et posterior)’un birleşmesi ile oluşur.

Omuriliğin İÇ YAPISI : Medulla spinalis. transversal bir kesit yapılarak incelenecek olursa. iç bölümünde H şeklinde (veya kelebek şeklinde) gri cevher (Substantia grisea) ‘den, dış bölümünde-H’ın ‘çevresinin ise beyaz cevher (Substantia alba) ‘den yapılı oJduğu görülür. H ‘ın kemerinin ortasında, içi B.O.S.ile dolu canalis centralis’in kesiti yer alır.

Substantia grisea: Esas olarak sinir hücresi gövdelerinden yapılıdır. Ayrıca assosiasyon ve efferent nöronlarm dendritleri. ganglion spinale’deki nöronların miyelinsiz aksonlarını da içerir.Kesitleri H harfine benzeyen gri cevherin öne doğru olan uzantılarına comu anterius (Ön boynuz) arkaya doğru olan uzantılarına comu posterius (Arka boynuz).T 1 – L-2 düzeylerinde dışyana doğru olan uzantılarına comu laterale (Dışyan boynuz) denir.

Ön boynuzlar motor nöronlardan. arka boynuzlar duysal nöronlardan.dışyan boynuzlar ise sempatik nöronlardan oluşur.

Substantia grisea. birçok çekirdek grubu ile on adet lamina’ya ayrılmıştır. Substantia alba :Esas olarak miyelinli sinir lifleri ve nöroglialardan yapılıdır. Substantia alba üç çift funiculus’a ayrılarak incelenir. Herbir funiculus’ta. omurilik boyunca uzanan inen ve çıkan (yükselen) yollar (Tractus, fasciculus) yer alır. İnen (Descending) yollar motor impulsları MSS’den çevreye, çıkan (Ascending) yollar ise çevreden MSS’nin ilgili yerlerine duysal impulslar taşırlar.

YÜKSELEN YOLLAR :

1.Trac.spinothalamicus anterior:

Yeri :Funiculus anterior

Başlangıcı-seyri-son lan ışı-. Çevreden başlayan lifler gang.spinale yolu ile comu posterius’a girer. Çaprazlaşan lifler funiculus anterior’a geçer.Lifler lemniscus medialis içinde Thalamus’a ulaşırlar.

Taşıdığı impuls : Dokunma

2.Trac.spinothalamicus lateralis :

Yeri :Funiculus lateralis

Başlangıcı-seyri-sonlanışı -.Çevreden alınan ağrı-ısı duyuları gang. spi­nale yolu ile comu posterius’a girer. Buradan çıkan lifler çaprazlaştıktan sonra funiculus lateralis’e geçerler. Lifler talamusa ulaşır.

Taşıdığı impuls. Ağrı, ısı.

3.Trac.spinocerebellaris anterior :

Yeri:Funiculus lateralis

Başlangıcı-seyri-sonlanışi: Kas, tendon ve eklemlerden gelen impulslar ganglion spinale yolu ile comu posterius’a girer. Bazı lifleri çaprazlaşan yol cerebellum’a ulaşır.

Taşıdığı impuls: Derin bilinçsiz duyu

4.Trac.spinocerebellaris posterior:

Yeri:Funjculus lateralis

Başlangıcı-seyri sonlanışi: Trac.spinocerebellaris anterior’la aynı seyri gösterir. Farklı olarak med.spinalis’te çaprazlaşmayan liflerce oluşturulur.

Taşıdığı impuls: Derin bilinçsiz duyu

5.Fasciculus gracilis + Fasciculus cuneatus :

Yeri: Funiculus posterior

Başlangıcı-seyri-sonlanışı. Çevreden alınan duyu, gang, spinale yolu ile comu posterius->funic. posterior’a iletilir. Aynı tarafta med.oblongata’ya. oradaki çaprazdan sonra talamusa ulaşırlar.

Taşıdığı impuls: Bilinçli derin duyu.(Basınç, iki nokta ayırımı .titreşim ve pozisyon duyusu)

İNEN YOLLAR

  1. Trac.corticospinalis anterior :

Yeri :Funicuius anterior

Başlangtcı-seyri-sonlanışı : Serebral korteksten başlayan lifler, çaprazlaşma­dan med.spinalis’e ulaşırlar. Sonlanacağı segmentte çaprazlaşırlar.

Taşıdığı impuls-. Gövde kaslarına istemli motor emir taşır.

  1. Trac.corticospinalis lateralis :

Yeri : Funiculus lateralis

Başlangıcı-seyri ve sonlanışı: Serebral korteks ten başlayan lifler. decus- satio piramidi um (motoria) da çaprazlaşıp funic.lateralis’e geçerler. Da­ha sonra cornu anteriusa. oradan da radix anterior yolu ile spinal sinir oluşumuna katılırlar.

Taşıdığı impuls :Ekstremite kaslarının istemli motor emirlerini taşır.

  1. Trac.rubrospinalis :

Yeri : Funiculus lateralis

Başlangıct-seyri-sonlanışı :Nuc.ruber’den başlayan yol mesencephalon- da çaprazlaşır. Lifler med .spinalis’te cornu anteriusa ulaşır.

Taşıdığı impuls :Ekstremitelerin manupulatif hareketleri ile ilgili motor emirleri taşır.

  1. Trac.vestibulospinalis :

Yeri :Funic.anterior

Başlangtcı-seyri-sonlanışı : Med.oblongata’daki vestibüler çekirdeklerden başlar, Çapraz yapmadan cornu anterius nöronlarına ulaşır.

Taşıdığı impuls : Denge ve postürün sağlanması ile ilgili emirleri taşır.

  1. Trac.reticulospinalis anterior et posterior :

Yeri :Funic.anterior et posterior

Başlangıcı-seyri-sonlanışı : Med.oblongata ve pons’taki retiküler formas­yon çekirdeklerinden başlar. Liflerin çoğunluğu çapraz yapmadan cornu anterius nöronlarına ulaşır.

Taşıdığı impuls : Dik duruşun sağlanmasında etkili olan emirleri taşır.

Kaynak: Prof.Dr. Mehmet Yıldırım

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here